Ana içeriğe atla

baş ağrıları



hiçbir şeyi beğenmeyenler

işe yaramamaya yemin etmişler

oturdukları yerden her halta burun kıvıranlar

eleştirirken bile kendi kafasını kullanamayanlar

prensip olarak o kafayı hiç kullanmayanlar

yanlış anlayanlar

hiç anlamayanlar

anlamaya bile çalışmayanlar

yalnızlıklar

kalabalıklar

kalabalık içinde yalnızlıklar

memnuniyetsizler

samimiyetsizler

duyguda sahteciler

hep aynı yerde olmalar

gelememeler

gidememeler

geçmişin unutulmuşluğu

geleceğin kaygısı

samimiyetten nasibini almamışlar

hiç iyi olamamışlar

iyi olmayı zaten istememişler

ezerek güçlenenler

iç parçalayan şarkılar

darlanmalar

gelmeyen gemiler

ısınmayan havalar

sıradan günler

tanınsa da sevilmeyenler

uykusu gelmeler

uyuyamamalı haller

anlatamayışlar

anlaşılmayışlar

rahatsızlar

fazla rahatlar

geçmeyen ağrılar

boşluklar

tıklım tıklım doluluklar

her şeyi ayrı yazmayanlar

-de'leri ayırmaya kıyamayanlar



 nasıl iyi mi öyle?














Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mağlubiyet

kendini kandırıyor insan birçoğunu olduğu gibi kendini de küçücük şeylerle mutlu olduğuna hep bi' fazlasını bekliyor aslında her yerde beklentiler aslında beklenmemesi gerekenler beklemeyi bıraktığımızda gelenler yahut hiç beklenilmeyenler beklendiğinden bi'haberler var beklendiğine değmeyecekler de bir de kafayı yorduğumuz dünyalık dertler sen buradasın evet, kafan orada aslında olunmaması gereken yerler var gidilmesi gereken uzaklar var hep götürüldüğün yerler var, gitmek isteğinden yoksun kaçılması gereken yerler var hep kaçamadığın kenarındasın hep buraların salsan kendini aşağı, biliyorsun yok olacaksın geri dönsen, varlığının içinde hapis yokluğundan farksız varlığının hangisi daha beter, soracaksın sorular soracaksın cevaplarını bildiğin sorular bildiğin, yine de duymak istediğin cevaplar var cevapları olmadığını bildiğin sorular bir de umutsuzca soracaksın yine de cevaplar arayacaksın buldukların yetmeyecek, kendini arayacaksı...